Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 57
1. Mağdurlara, Polis veya başka yetkili makamla ilk temaslarından itibaren, her seferinde mümkün olan her araçla ve haksız gecikme olmaksızın aşağıdaki bilgiler sağlanır:
a) Alabilecekleri destek türü ve bunu sağlayan yetkili kurum hakkında, duruma göre tıbbi bakıma erişim, özel destekler, psikolojik yardım ve sığınma evlerinde konaklama ile ilgili temel bilgiler dahil olmak üzere bilgi,
b) Suç duyurusunda bulunmanın kabul edilebilirliği ile ceza yargılaması çerçevesinde davaya katılma hakkına ilişkin şartlar ve koşullar,
c) Koruma tedbirlerinin sağlanması süreci ve koşulları,
d) Hukuki yardımın sağlanması süreci ve koşulları,
e) Tazminat talebinde bulunma süreci ve koşulları,
f) Tercümanlık ve çeviri hakkının sağlanması süreci ve koşulları,
g) Hakların başka bir üye devlette kullanılması süreci ve koşulları,
h) Yetkili makam haklarını ihlal ederse şikâyet başvuru prosedürleri,
ı) Dosyalarıyla ilgili iletişim ve bilgi amaçlı irtibat bilgileri,
i) Mevcut onarıcı adalet prosedürleri ve yetkili makamlar,
ia) Ceza yargılamasına katılım nedeniyle oluşan masrafların iadesi süreci ve koşulları.
2. Birinci paragrafta belirtilen bilgilerin kapsamı ve ayrıntı düzeyi, mağdurun özel ihtiyaçları ve kişisel durumu ile suçun türü ve niteliğine göre farklılık gösterir. Her yetkili makam, mağdurun ihtiyaçları ve ayrıntıların faydalılığı doğrultusunda, sürecin her aşamasında ek detaylar sağlayabilir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 60
1. Ceza yargılamasının herhangi bir aşamasında, Yunanca’yı konuşmayan veya yeterince anlamayan bir mağdurun ifadesi alınacaksa, kendisine gecikmeksizin ücretsiz tercümanlık sağlanır. Gerektiğinde, hukuk davasını
kaydettirmiş olan mağdur ile avukatı arasında ceza yargılamasının tüm aşamalarında iletişim için tercümanlık sağlanacaktır. Yukarıdaki fıkralarda öngörülen tercümanlık hakkı, işitme veya konuşma engeli olan kişilere uygun desteği de kapsar. Tercümanlığın başka şekilde mümkün olmaması hâlinde, üçüncü bir dil aracılığıyla tercümanın tercümesi yapılabilir.
2. Gerekli olduğunda, tercümanlık için telekonferans, telefon veya internet gibi iletişim teknolojileri kullanılabilir; ancak incelemeyi yapan makam, tercümanın bizzat hazır bulunmasını gerekli görürse bu uygulanmaz.
3. Yunanca’yı anlamayan veya konuşamayan mağdura, yazılı olarak talep etmesi hâlinde ve makul bir süre içinde:
a) Ceza yargılamasında haklarını kullanabilmesi için gerekli olan bilgilerin, Yunanca olarak mağdurlara sağlandığı ölçüde ve ücretsiz olarak, anladığı bir dilde yazılı çevirisi,
b) Bu Kanun’un 59. maddesinin 1. paragrafında belirtilen bilgi ve belgelerin anladığı bir dilde yazılı çevirisi sağlanır.
4. Ceza davasına katılma beyanında bulunmuş ve ceza yargılamasının dilini anlamayan mağdura, makul bir süre içinde, haklarını kullanabilmesi için gerekli olan usule ilişkin tüm esaslı belge veya belge bölümlerinin yazılı çevirisi sağlanır. Mağdur veya atanmış vekil avukatı, belgelerin veya belge bölümlerinin esaslı sayılması için gerekçeli talepte bulunabilir. Mağdurların ceza yargılamasına etkin katılımına katkı sağlamayan esaslı belge bölümlerinin çevirisi zorunlu değildir.
5. İstisnai derecede acil durumlarda, yazılı çeviri, esaslı belgelerin içeriğinin sözlü çevirisi veya sözlü özeti ile değiştirilebilir; ancak bu sözlü çeviri veya özet, adil yargılanma hakkını etkilememelidir.
6. Ceza davasına katılma beyanında bulunmuş mağdur veya atanmış vekil avukatı, belgelerin veya belge bölümlerinin çevirisinin gerekli olmadığına dair karara veya çevirinin yeterli kalitede olmadığına itiraz edebilir. İtirazlar, ön yargılama aşamasında Cumhuriyet Savcısı tarafından, ana duruşma sırasında Yargı Konseyi tarafından ve ana yargılama sırasında Adalet Divanı tarafından karara bağlanır.
7. Mağdur, belgelerin çevirisi hakkından, önceden bir avukata danışmış olması veya feragatın sonuçları hakkında başka şekilde tam bilgi sahibi olması şartıyla feragat edebilir. Feragat, kişinin serbest iradesinin ürünü olmalı ve herhangi bir şart veya kayıt içermemelidir.
8. Ceza yargılamasının her aşamasında, yetkili kolluk, savcılık veya yargı makamı, mağdurun Yunanca’yı yeterince konuşup anladığını ve tercümana ihtiyaç duyup duymadığını uygun araçlarla tespit eder. Mağdur, tercümenin gerekli olmadığı veya tercümenin kalitesinin yeterli olmadığı kararına itiraz etme hakkına sahiptir.Mağdur, tercüman sağlanmasının gerekli olmadığına dair karara veya tercümanlığın yeterli kalitede olmadığına itiraz edebilir. İtiraz hakkında, hazırlık aşamasında Savcı, esas soruşturma aşamasında Yargı Kurulu ve yargılama aşamasında Mahkeme karar verir.
9. Bu madde uyarınca sağlanan tercümanlık ve çeviri ile tercümanlık veya çeviri sağlanmamasına ilişkin karara karşı başvuru, ceza yargılamasını haksız yere geciktirmez.
10. Tercümanın atanma usulü, nitelikleri, engelleri, görevi kabul yükümlülüğü ve yemini hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 233. maddesinin 2 ve 3. fıkraları ile 234, 235 ve 236. maddeleri uygulanır.
11. Uzun süreli çalışma gerektiren belge çevirilerinde, tercümanın çeviriyi teslim etmesi için süre belirlenir. Süre sınırı uzatılabilir ve herhangi bir işlem yapılmadan sona ererse, atanan tercümanın görevine son verilir ve başka bir tercüman atanır. Aynı durum, tercümanın görevini yetersiz veya ihmalkâr şekilde yerine getirmesi hâlinde de geçerlidir. İstisna olarak, mağdur Yunanca’yı bilmiyorsa ve uygun tercüman bulunması güçse, soruşturma aşamasında yabancı dilde yazılı ifade verebilir. Bu ifade, daha sonra yukarıdaki hükümlere göre yapılacak çeviri ile birlikte dosyaya eklenir.
12. Dilin çok az bilindiği durumlarda, istisnai olarak tercümanın tercümanı atanabilir.
13. Ceza yargılamasının herhangi bir aşamasında mağdurun tercüman aracılığıyla ifadesinin alınması, esaslı belgelerin sözlü çevirisi veya özeti ya da çeviri hakkından feragat edilmesi hâlinde, yetkili makam tarafından düzenlenen tutanağa bu husus kaydedilir veya özel olarak belirtilir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 58
1. Mağdurlar, talep etmeleri hâlinde, sundukları suç duyurusunun bir örneğini alırlar. Bu amaçla, şikayeti alan yetkili memur, mağdurları bu hakları konusunda bilgilendirmelidir.Bu amaçla, suç duyurusunu kabul eden yetkili görevli, mağdurları bu hakları hakkında bilgilendirmekle yükümlüdür.
2. Yunanca’yı anlamayan veya konuşamayan mağdurlar, suç duyurularını anladıkları bir dilde sunabilir veya gerekli dil yardımını alabilirler; ancak bu durum, her hâlükârda Ceza Muhakemesi Kanunu veya diğer özel ceza kanunlarında belirlenen şartlar ve koşullar çerçevesinde gerçekleştirilir.
3. Yunanca’yı anlamayan veya konuşamayan mağdurlar, talep etmeleri hâlinde, 1. paragrafta belirtilen belgenin anladıkları bir dile ücretsiz çevirisini alırlar.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4285/2014 sayılı yasa (927/1979 sayılı yasa (A 139) yasasının değişikliği)
1. Kasıtlı olarak, kamuya açık şekilde, sözlü, basın yoluyla, internet üzerinden veya herhangi başka bir araç veya yöntemle, ırk, renk, din, soy hattı, ulusal veya etnik köken, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya engellilik temelinde tanımlanan kişi veya kişi gruplarına karşı ayrımcılık, nefret veya şiddet yaratabilecek eylemlere kışkırtan, teşvik eden veya yönlendiren kişi, kamu düzenini tehlikeye atacak veya belirtilen kişilerin hayatına, özgürlüğüne veya bedensel bütünlüğüne tehdit oluşturacak şekilde hareket ederse, üç (3) aydan üç (3) yıla kadar hapis ve beş bin ile yirmi bin (5.000 – 20.000) Euro para cezası ile cezalandırılır.
2. Aynı cezalar, birinci paragrafta belirtilen araç ve yöntemlerle, söz konusu kişi veya grupların kullandığı eşyalara kasıtlı olarak zarar verme, tahrip etme veya bu eylemleri kışkırtan, teşvik eden ve yönlendiren kişiler için, eylemler kamu düzenini tehlikeye atacak şekilde yapılmışsa uygulanır.
3. Önceki paragraflardaki kışkırtma, teşvik veya yönlendirme suçun işlenmesine yol açmışsa, en az altı (6) ay hapis ve on beş bin ile otuz bin (15.000-30.000) Euro para cezası uygulanır.
Bir (1) yıl veya daha uzun hapis cezası verilmesi durumunda, bir ila beş yıl arasında siyasi haklardan yoksun bırakma uygulanır.
4. Birinci ve ikinci paragraflarda belirtilen eylemleri sistematik olarak gerçekleştirmeyi amaçlayan herhangi bir biçimde kişi örgütü veya birlik kuran veya buna katılan kişi, eylem başka bir hükümle daha ağır cezalandırılmamışsa, birinci paragraftaki cezalarla cezalandırılır.
5. Önceki paragraflardaki eylemler, görevleri sırasında kamu görevlisi veya memur tarafından gerçekleştirilmişse, uygulanacak cezalar: a) 1. ve 2. paragraflar için, altı (6) aydan üç (3) yıla kadar hapis ve on bin ile yirmi beş bin (10.000-25.000) Euro para cezası; b) 3. paragraf için, en az bir (1) yıl hapis ve yirmi beş bin ile elli bin (25.000-50.000) Euro para cezasıdır.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 68
1. Yargı mensuplarının kişisel ve işlevsel bağımsızlığına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, dosyanın önlerinde bulunduğu kovuşturma, savcılık ve yargı makamları, mağdurun talebi üzerine, mağdurun olası özel koruma ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla zamanında bireysel değerlendirme yapılması için mağduru Adalet, Şeffaflık ve İnsan Hakları Bakanlığına bağlı Çocuk Koruma Görevlileri ve Sosyal Yardım Hizmetlerine yönlendirir ve bilgilendirir. Bu değerlendirme, mağdurun ceza yargılaması süresince 69. maddede öngörülen özel koruma tedbirlerinden yararlanıp yararlanamayacağının ve ne ölçüde yararlanabileceğinin tespiti ile ikincil ve tekrarlayan mağduriyet, yıldırma ve misilleme riskinin önlenmesi amacıyla yapılır.
2. Bireysel değerlendirmede özellikle aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) mağdurun yaşı, ırkı, rengi, dini, milliyeti veya etnik kökeni, cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği veya özellikleri ya da engelliliği, ikamet veya oturum statüsü, iletişim güçlükleri, fail ile akrabalık veya başka bir bağımlılık ilişkisi ile önceki mağduriyet geçmişi gibi kişisel özellikleri,
b) mağdurun uğradığı zararın derecesi ile suçun türü, ağırlığı ve niteliği; özellikle terörizm, örgütlü suç, insan ticareti, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, ırkçı şiddet, aile içi şiddet, cinsel şiddet veya istismar ya da nefret suçu,
c) suçun işleniş koşulları.
3. Çocuk mağdur, ikincil ve tekrarlayan mağduriyet, yıldırma ve misillemeye maruz kalma yönünden özel koruma ihtiyacı taşıdığı kabul edildiğinden, bu amaçla işbu maddenin 1. fıkrası uyarınca bireysel değerlendirmeye tabi tutulur. Değerlendirme, Adalet Bakanlığına bağlı “Çocuğun Evi” adlı Çocuk Mağdurlarını Koruma Bağımsız Büroları tarafından; bunların bulunmadığı yerlerde ise Çocuk Koruma Görevlileri ve Sosyal Yardım Bağımsız Büroları tarafından, ruh sağlığı yapılarında görevli bir çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatrı ile iş birliği içinde; bunların bulunmaması hâlinde psikolog veya psikiyatr eşliğinde yapılır ve mağdurun 69. maddede öngörülen özel tedbirlerden yararlanıp yararlanamayacağı ve yararlanma derecesi belirlenir. Yetişkin mağdurların bireysel değerlendirmesi ise Sosyal Yardım Görevlileri Birimleri ile anılan Bakanlığa bağlı Çocuk Koruma Görevlileri ve Sosyal Yardım Bağımsız Büroları tarafından gerçekleştirilir.
4. 69. maddede öngörülen özel koruma tedbirlerinin uygulanması, mağdurun rızasının bulunmasına bağlıdır.
5. Bireysel değerlendirme, dayanağını oluşturan koşullarda esaslı bir değişiklik meydana gelmesi hâlinde, ceza yargılaması süresince güncellenir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 69
1. Özel koruma ihtiyacı bulunan mağdurlar, 68. maddenin 1. fıkrasında öngörülen bireysel değerlendirme yapıldıktan sonra kararlaştırılan özel tedbirlerden yararlanır. Bireysel değerlendirme sonucunda kararlaştırılan özel bir tedbir, ceza muhakemesinin ilerleyişini güçleştirmesi hâlinde veya mağdurun acilen dinlenmesi zorunlu olup dinlenmemesi mağdura ya da başka bir kişiye zarar verebilecek yahut yargılamanın seyrini olumsuz etkileyebilecek ise uygulanmaz.
2. Ceza soruşturması süresince, 68. maddenin 1. fıkrası uyarınca özel koruma ihtiyacı bulunduğu tespit edilen mağdurlar aşağıdaki tedbirlere sahiptir:
a) mağdur, bu amaçla tasarlanmış veya uyarlanmış mekânlarda dinlenir,
b) mağdurun dinlenmesi, bu amaçla özel olarak eğitilmiş kolluk görevlileri veya savcılık ve yargı mensupları tarafından gerçekleştirilir,
c) adaletin gereği ile bağdaşmaması hâli saklı kalmak üzere, mağdurun her bir dinlemesi aynı kişiler tarafından yapılır,
d) cinsel şiddet, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet veya aile içi şiddet mağdurlarının dinlenmesi, savcı veya hâkim tarafından yapılmadığı takdirde ve mağdurun talebi üzerine, ceza muhakemesinin seyrinin engellenmemesi koşuluyla mağdurla aynı cinsiyetten bir kişi tarafından gerçekleştirilir.
3. Ceza Kanunu’nun 323A/4, 323B (a), 324, 336, 337/3 ve 4, 338, 339, 342, 343, 345, 346, 348, 348A, 348B, 348Γ, 349, 351, 351A maddelerinde ve 4251/2014 sayılı Kanun’un 29/5 ve 6 ile 30. maddelerinde sayılan fiillerin mağduru olan çocuğun tanık olarak dinlenmesi sırasında, özel eğitimli bir çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatrı; bunların bulunmaması hâlinde psikolog veya psikiyatr bilirkişi olarak görevlendirilir ve hazır bulunur; bu durumda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 204–208. maddeleri uygulanmaz. Çocuğun dinlenmesi, zorunlu olarak ilgili istinaf çevresindeki Çocuk Mağdurları Koruma Bağımsız Bürolarında veya bunların bulunmadığı yerlerde bu amaçla özel olarak düzenlenmiş mekânlarda, kusura dayanmayan gecikme olmaksızın ve mümkün olan en az sayıda görüşme ile yapılır.
Çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatrı, çocuğu, ön soruşturma görevlileri ve adli memurlarla işbirliği yapmak suretiyle dinlenmeye hazırlar. Bu amaçla uygun tanısal yöntemleri kullanır, algılama yetisi ve ruhsal durum hakkında kanaat bildirir ve tespitlerini içeren ve dava dosyasının ayrılmaz bir parçasını teşkil eden yazılı bir rapor düzenler. Çocuğun sorgulanması, ön soruşturma memurları ve adli memurlar tarafından, hazır bulunan çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatristi aracılığıyla yapılır. Soruşturma yargıcı, gerekçeli bir kararla, özellikle çıkar çatışması veya söz konusu kişinin soruşturulan fiile karışması gibi önemli nedenlerle bu kişinin hazır bulunmasını yasaklamadığı sürece, inceleme sırasında çocuğa yasal temsilcisi eşlik edebilir.
Çocuğun beyanı yazılı tutanağa geçirilir ve ayrıca elektronik görsel-işitsel ortama kaydedilir. Çocuğun elektronik olarak ifade vermesi, sürecin sonraki aşamalarında fiziksel olarak hazır bulunmasının yerine geçer.
Çocuğun yazılı beyanı duruşmada daima okunur. Çocuk yargılama sırasında on sekiz yaşını doldurmuş ise, gerekli görülmesi hâlinde bizzat hazır bulunabilir.
4. Ceza Kanunu’nun 323A ve 351. maddelerinde belirtilen fiillerin mağdurunun tanık olarak dinlenmesinde psikolog veya psikiyatr bilirkişi olarak görevlendirilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 204–208. maddeleri uygulanmaz.
Çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatrı, çocuğu, ön soruşturma görevlileri ve adli memurlarla işbirliği yapmak suretiyle dinlemeye hazırlar. Bu amaçla uygun tanısal yöntemleri kullanır, algılama yetisi ve ruhsal durum hakkında kanaat bildirir ve tespitlerini içeren ve dava dosyasının ayrılmaz bir parçasını teşkil eden yazılı bir rapor düzenler. Soruşturma yargıcı, gerekçeli bir kararla, özellikle menfaat çatışması veya söz konusu kişinin soruşturulan fiile karışması gibi önemli nedenlerle bu kişinin hazır bulunmasını yasaklamadığı sürece, inceleme sırasında çocuğa yasal temsilcisi eşlik edebilir.
Çocuğun beyanı yazılı tutanağa geçirilir ve ayrıca elektronik görsel-işitsel ortama kaydedilir. Çocuğun elektronik olarak ifade vermesi, sürecin sonraki aşamalarında fiziksel olarak hazır bulunmasının yerine geçer.
5. Mağdurun sağır veya ciddi konuşma güçlüğü çeken bir kişi olması halinde, mağdurun sorgusu, tüm soruların ve yorumların duruşma katibi veya mahkeme tarafından kaydedildikten sonra sağır kişiye verilmesi ve cevapların sağır kişi tarafından yazılı, sözlü veya işaret diliyle verilmesi suretiyle gerçekleştirilir. Ağır konuşma engeli olan kişiye sorular ve yorumlar sözlü olarak sorulur ve cevaplar yazılı olarak veya işaret diliyle verilir. Duruşmada, işitme engelli veya ağır konuşma engelli kişi tarafından verilen yazılı cevaplar, Başkan ve Yazı İşleri Müdürü tarafından paraflandıktan sonra tutanağa geçirilir ve dava dosyasına eklenir. Sağır veya ağır konuşma engelli kişi okuma yazma bilmiyorsa, sorguyu yapan veya tartışmayı yürüten kişi, mümkünse tercihen sağır veya ağır konuşma engelli kişiyle iletişim kurmaya alışkın kişiler arasından seçilen bir veya iki tercüman atayacaktır. Diğer açılardan, mümkünse tercümanlara ilişkin hükümlere riayet edilecektir.
6. Duruşma sırasında, bu Tüzüğün 68(1) maddesi uyarınca tespit edilen özel koruma ihtiyacı olan mağdurların emrinde aşağıdaki tedbirler bulunur:
α) Mağdurun bu maddenin 4. paragrafı uyarınca yazılı olarak veya elektronik bir görsel-işitsel araç vasıtasıyla verdiği ifade her zaman mahkemede okunur. Savcı veya taraflar, ön yargılamada incelenmemişse veya daha fazla incelenmesi gerekiyorsa, mahkeme başkanından davanın incelenmesini talep edebilir. Başvurunun kabul edilmesi halinde, mağdurun sorgulaması, açıkça belirlenmiş sorular temelinde, taraflar hazır bulunmaksızın, mağdurun bulunduğu yerde, muayene emrini veren hakim tarafından atanan bir soruşturma memuru tarafından veya mağdur ile fail arasında herhangi bir görsel temastan kaçınmak amacıyla, mağdurun duruşma salonundaki fiziksel varlığının yerini alan elektronik bir görsel-işitsel araç kullanılarak özel olarak düzenlenmiş bir odada gerçekleştirilir. Bu maddenin 4. paragrafının 1. ve 2. alt paragrafları bu tür durumlarda da uygulanır.
α) Mağdurun bu maddenin 3. paragrafı uyarınca yazılı olarak veya elektronik bir görsel-işitsel araç vasıtasıyla verdiği ifade her zaman mahkemede okunur. Çocuk yargılama sırasında on sekiz yaşını doldurmuş ise, gerekli görülmesi hâlinde bizzat hazır bulunabilir. Savcı veya taraflar, ön yargılamada incelenmemişse veya daha fazla incelenmesi gerekiyorsa, mahkeme başkanından davanın incelenmesini talep edebilir. Başvurunun kabul edilmesi halinde, mağdurun sorgulaması, açıkça belirlenmiş sorular temelinde, taraflar hazır bulunmaksızın, mağdurun bulunduğu yerde, muayene emrini veren hakim tarafından atanan bir soruşturma memuru tarafından veya mağdur ile fail arasında herhangi bir görsel temastan kaçınmak amacıyla, mağdurun duruşma salonundaki fiziksel varlığının yerini alan elektronik bir görsel-işitsel araç kullanılarak özel olarak düzenlenmiş bir odada gerçekleştirilir. Bu maddenin 3. paragrafının 1. ve 2. alt paragrafları bu tür durumlarda da uygulanır.
(c) Sorgulama sırasında, mağdurun özel hayatı hakkında suçla ilgili olmayan sorular sorulmasından kaçınılmalıdır.
7. Mağdurun reşit olmaması ve velayet hakkına sahip kişilerin reşit olmayan kişiyle aralarındaki menfaat çatışması nedeniyle onu temsil edememeleri veya reşit olmayan mağdurun refakatsiz olması ya da ailesinden ayrı yaşaması halinde, davanın görüldüğü ceza yargılamasının aşamasına bağlı olarak yetkili savcılık veya yargı makamı reşit olmayan mağdurun özel temsilcisi olarak bir çocuk koruma görevlisi atayacaktır. Reşit olmayan mağdurun 3226/2004 sayılı Kanun hükümlerine göre bir avukat tutma hakkı olduğunda. 3226/2004 sayılı Kanun hükümlerine göre, reşit olmayan mağdur ile ebeveyn sorumluluğuna sahip kişiler arasında bir menfaat çatışması olduğu veya olabileceği durumlarda, reşit olmayan mağdur hukuki danışmanlık ve kendi adına hareket eden bir yasal temsilci alma hakkına sahiptir.
8. Mağdurun on sekiz yaşından küçük olup olmadığı konusunda tereddüt bulunması hâlinde, bu Kanun bakımından mağdurun çocuk olduğu kabul edilir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 63
1. Özel düzenlemelerde öngörülmüş olması hâlinde, onarıcı adalet hizmetlerinin sunulması sırasında mağdurun ikincil ve tekrarlanan mağduriyet ile yıldırmadan korunması amacıyla:
a) Onarıcı adalet tedbirleri, teklifin mağdur üzerindeki değişken etkilerini tanıyabilen ve mağdurun özel ihtiyaçlarını değerlendirebilen eğitimli personel tarafından sunulur. Mağdura, bağımsız destek ve danışmanlığa nereden erişebileceğine ilişkin bilgi verilir. Mağdur, özgür ve bilgilendirilmiş rızasının güvence altına alınması amacıyla, teklifin sunulmasından itibaren en az üç (3) haftanın geçmesinden sonra teklifi kabul veya reddetmeye karar verir; söz konusu rıza her zaman geri alınabilir.
b) Yetkili yargı ve savcılık makamlarının görev ve fonksiyonel ve kişisel bağımsızlığı saklı kalmak üzere, onarıcı adalet süreçleri yalnızca mağdurun yararına olduğu takdirde uygulanır ve tedbirler, suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun uğradığı zararın giderilmesini ve daha fazla zarar doğmasının önlenmesini amaçlar.
c) Fail, olayın temel olgularını kabul etmiş olmalıdır.
d) Mağdura, söz konusu sürece ve muhtemel sonucuna ilişkin tam ve nesnel bilgi ile olası bir anlaşmanın uygulanmasının denetimine ve sonuçlarına ilişkin bilgi verilir.
e) Mağdura, onarıcı adalet tedbirlerinin uygulanmasına yönelik herhangi bir sürece katılımından önce, katılımı sırasında ve sonrasında destek sağlanır.
f) Fail ile karşılaşmak istemeyen mağdura, dolaylı arabuluculuk veya başka uygun bir tedbir seçeneği sunulur; ancak yetkili yargı veya savcılık makamlarının
karar vermesi hâli saklıdır. Farklı yöndeki karar gerekçeli olmalıdır. Her hâlükârda failin vekil avukatı, arabuluculuk sürecini yürüten kişi aracılığıyla mağdura soru yöneltebilir.
g) Alenî olarak yürütülmeyen onarıcı adalet süreçlerindeki görüşmeler gizlidir ve tarafların rızası bulunmadıkça veya yetkili yargı ya da savcılık makamının değerlendirmesine göre üstün kamu yararı gerektirmedikçe sonradan açıklanmaz.
h) Her iki tarafça gönüllü olarak akdedilen ve yetkili hâkim veya savcı tarafından kâtibin katılımıyla onaylanan anlaşma, resmî belge niteliğinde ispat gücüne sahiptir ve aynı taraflar arasında ceza yargılamasının herhangi bir aşamasında dikkate alınabilir.
ı) Onarıcı adalet sürecinde, sürecin ve sonuçlarının tam olarak anlaşılmasını sağlamak amacıyla, tarafların talebi üzerine mağdura veya faile birden fazla oturum sağlanabilir.
i) Onarıcı adalet tedbirleri sürecine katılan mağdur, failin anlaşma şartlarını yerine getirme imkânı hakkında bilgilendirilir.
ia) Onarıcı adalet sürecinde, uyuşmazlığın taraflarına her iki taraf için de faydalı olacak bilgiler sağlanmalıdır.
ib) Onarıcı adalet sürecinde taraflar vekil ile temsil edilebilir veya bizzat hazır bulunabilir.
2. Mağdurlara yönelik destek ve bakım hizmetleri, onarıcı adalet sürecinin uygulanmasının uygun olduğu durumlarda mağduru onarıcı adalet hizmetlerine başvurmaya teşvik eder.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 63A
Ceza yargılaması sırasında el konulan ve mağdurlara iadesine karar verilen malvarlığı unsurları, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine uygun olarak gecikmeksizin mağdurlara iade edilir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 64
1. Mağdurun, suçun işlendiği devletten farklı bir Avrupa Birliği üye devletinde ikamet etmesi hâlinde: a) suç duyurusunun hemen ardından beyanı alınır ve b) iletişim teknolojilerinin kullanımı (video konferans, telefon veya internet gibi) bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 233 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır.
2. Mağdurun yurt içinde ikamet etmesi ve kendisine karşı işlenen suçun başka bir Avrupa Birliği üye devletinde gerçekleşmiş olması hâlinde, mağdur şikâyetini ikamet yerindeki Asliye Ceza Mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet Savcısına sunabilir. Yunan ceza mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmaması durumunda, söz konusu savcı şikâyeti kusura dayalı gecikme olmaksızın, ilgili üye devletin yetkili adli makamına, İstinaf Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla iletir.
3. Suçun işlendiği üye devlete şikâyetin iletilmesi yükümlülüğü, Yunan ceza kanunlarının uygulanması ve ceza kovuşturmasının başlatılmış olması hâlinde söz konusu değildir. Bu durumda, bilgilendirme amacıyla ve karşılıklı adli yardımlaşmanın geliştirilmesi için, davanın görüldüğü mahkemenin Cumhuriyet Savcısı, gecikmeksizin, Temyiz Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı aracılığıyla suçun işlendiği Üye Devletin yetkili adli makamını bilgilendirecektir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 56
1. Polis veya başka yetkili makam, suç mağdurunun, ilk temas anından başlayarak ve her gerektiğinde yapılacak iletişimde, ceza yargılaması çerçevesinde kendisini anlayabilmesini ve anlaşılmasını sağlamak, ayrıca bu makamlar tarafından sağlanan bilgileri kavramasını temin etmek amacıyla gerekli tedbirleri alır.
2. Polis veya başka yetkili makam, mağdurla yaptığı her iletişimde, sözlü veya yazılı olarak, basit ve anlaşılır bir dil kullanır. Bu iletişimlerde mağdurun kişisel özellikleri göz önünde bulundurulur. özellikle yaş, olgunluk, zihinsel ve düşünsel yetenekler, eğitim seviyesi, dil yeterliliği, varsa işitme veya görme sorunları ya da engellilik durumu ve mağdurun yoğun duygusal durumu, bunların anlaşılabilirliğini veya anlaşılmasını etkileyebileceği dikkate alınır. Bu amaçla, en yaygın konuşulan dillerde ve Braille (Kabartma) yazısıyla hazırlanmış bir haklar rehberi temin edilir.
3. Polis veya başka yetkili makamla ilk temas sırasında, mağdur, suçun etkileri nedeniyle kendisini anlaması veya anlaşılması için yardıma ihtiyaç duyuyorsa, seçtiği bir kişi eşliğinde bulunabilir. Ancak bu, mağdurun çıkarlarına aykırıysa, sürecin işleyişine zarar veriyorsa veya söz konusu kişi soruşturulan suçla bağlantılıysa, bu durum uygulanmaz.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
82A Ceza Kanunu – Irkçı özellik taşıyan suçlar veya reşit olmayan ya da güçsüz kişilere karşı işlenen suçlar
Mağdura karşı işlenmiş bir suç, mağdurun seçiminin ırk, renk, ulusal veya etnik köken, soy hattı, din, engellilik, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya cinsiyet özellikleri nedeniyle yapılmış olması halinde, ceza çerçevesi şu şekilde belirlenir:
a) Hapis cezası bir (1) yıla kadar olan kabahatler halinde, cezanın asgari sınırı altı (6) ay artırılır. Diğer kabahatler halinde ise, asgari sınır bir (1) yıl artırılır.
b) Suçun ağır suç olması halinde, cezanın asgari sınırı iki (2) yıl artırılır.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 67
1. Ceza yargılaması süresince, yetkili kovuşturma, savcılık ve yargı makamları, mağdurun kişisel özelliklerini dikkate alarak, işbu Kanunun 68. maddesi uyarınca yapılan bireysel değerlendirme sonucunda ortaya çıkan hususlar dâhil mağdurların ve aile fertlerinin görüntüsünün ve özel hayatının korunması için uygun tedbirleri uygular; özellikle, reşit olmayan mağdurların veya özel koruma gereksinimi bulunan mağdurların tespitini kolaylaştırabilecek her türlü bilginin yayılmasının önlenmesi amaçlanır.
2. Duruşmanın aleniyeti genel ahlâka zarar verici nitelikte ise veya tarafların özel ya da aile hayatının korunmasını gerektiren özel sebepler mevcutsa, özellikle cinsel özgürlüğe karşı suçlar ve cinsel yaşamın ekonomik istismarı suçlarına ilişkin yargılamalarda aleniyetin mağdurun —özellikle de çocuk mağdurun— ağır psikolojik yıpranmasına veya itibarının zedelenmesine yol açması hâlinde, mahkeme yargılamanın tamamının veya bir kısmının aleniyet olmaksızın yapılmasına karar verir. Kamuyu dışarıda bırakmak amacıyla, mahkeme, savcıyı ve tarafları dinledikten sonra gerekçeli bir karar verir ve bunu açık mahkemede açıklar.
3. Mağdurun özel hayatı ve kimliği, sürece dâhil olan tüm birimler tarafından korunur ve kişisel verilerinin işlenmesi her hâlükârda 2472/1997 sayılı Kanun hükümlerine, bu Kanunun yürürlükteki değişiklik ve ikamelerine uygun olarak gerçekleştirilir.
4. Ceza mahkemesi huzurunda görülen yargılamanın televizyon veya radyo yoluyla tamamen veya kısmen yayınlanması ile sinematografik çekim ve video kaydı yapılması yasaktır. İstisnai olarak, savcı ve tarafların rızasının bulunması ve üstün bir kamu yararının mevcut olması hâlinde, mahkeme bu işlemlere izin verebilir.
5. Savcılık, kolluk ve diğer yetkili makamlar önünde hazır bulunan mağdurların televizyon yoluyla yayınlanması, sinematografik çekimi, video kaydı veya fotoğraflanması yasaktır.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 65
1. Mağdur, kendisi ile —gerekli görülmesi hâlinde— aile üyeleri ve fail arasında, ceza yargılamasının yürütüldüğü mekânlarda temasın önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasını yazılı olarak talep edebilir. Bu talep hakkında, yargılamanın bulunduğu aşamadan bağımsız olarak, yargılamanın yürütüldüğü yerin Üç Hâkimli Asliye Ceza Mahkemesi, ivedi yargılama usulüne göre kesin olarak karar verir.
2. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tanıklara ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yeni adliye binalarının planlanmasında mağdurlar için ayrı bekleme alanlarının öngörülmesi gerekir.
3. Savunma hakları saklı kalmak kaydıyla, işbu Kanun ile mağdurların ikincil ve tekrarlanan mağduriyetten ve yıldırmadan korunmasına, ruhsal, duygusal veya psikolojik zarar risklerine karşı korunmasına ve ifadeleri veya beyanları sırasında onurlarının korunmasına yönelik olarak öngörülen tedbirler ile mağdurların fiziksel korunmasına ilişkin usuller, yakınlarının korunması amacıyla da uygulanabilir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 62
1. Mağdurlara yönelik genel destek ve bakım hizmetleri en azından aşağıdakileri sağlar:
a) mağdurun haklarını kullanmasına ilişkin bilgi, danışmanlık ve destek, Bu kapsamda, mağdurun suç nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etme imkânı ile ceza yargılamasına gerek katılan sıfatıyla gerek tanık olarak katılma usulüne ilişkin bilgilendirme,
b) mevcut ilgili özel destek hizmetlerine ilişkin bilgi veya bu hizmetlere doğrudan yönlendirme,
c) duygusal ve psikolojik destek, d) suçtan kaynaklanan mali ve pratik konular hakkında danışmanlık, e) ikincil ve tekrarlanan mağduriyet, yıldırma ve misilleme riskine ve bunların önlenmesine ilişkin danışmanlık; ancak bu hizmetlerin başka kamu veya özel hizmetler tarafından sağlanması hâli saklıdır.
2. Mağdurlara yönelik destek ve bakım hizmetleri, suçun ağırlığı nedeniyle önemli zarar görmüş mağdurun özel ihtiyaçlarını özellikle dikkatle değerlendirmekle yükümlüdür.
3. Başka kamu veya özel hizmetler tarafından sağlanmadığı durumlarda, mağdurlara yönelik özel destek ve bakım hizmetleri en azından aşağıdakileri sağlar:
a) ikincil ve tekrarlanan mağduriyet, yıldırma ve misilleme riskinin yakın olması nedeniyle güvenli bir yerde barınmaya ihtiyaç duyan mağdur için kabul merkezleri veya uygun diğer geçici barınma imkânları,
b) ırkçı saiklerle işlenen şiddet, cinsel şiddet, cinsiyet kimliği veya cinsiyet özelliklerine dayalı şiddet ve yakın kişiler arası ilişkiler bağlamındaki şiddet mağdurları gibi özel ihtiyaçları bulunan mağdurlar için, travma sonrası destek ve danışmanlık dâhil, hedefe yönelik ve bütüncül destek.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 59
1. Mağdur, talep etmesi hâlinde, kendisi tarafından bildirilen suç nedeniyle başlatılan ceza yargılamasına ilişkin bilgi alma hakkı hakkında, özellikle şu hususlarda gereksiz gecikme olmaksızın bilgilendirilir:
a) İddianame düzenlenmemesine, kovuşturmaya yer olmadığına, ceza kovuşturmasının sona erdirilmesine veya fail hakkında dava açılmamasına karar veren her türlü karar veya hüküm, söz konusu kararın gerekçeleri veya kısa gerekçe özeti dâhil olmak üzere, ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca kovuşturma yapılmamasına ilişkin kararın yeniden incelenmesini talep edip etmeyeceğine karar verebilmesi amacıyla bilgi alma hakkı.
b) Duruşmanın tarih ve yeri ile fail hakkında yöneltilen suçlamaların niteliği.
c) Ceza yargılamasının seyri ve verilen nihai karar hakkında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca, ceza davasında usulüne uygun şekilde taraf olması hâlinde bilgi.
d) Yetkili yargı organı tarafından geçici tutukluluğun kaldırılması veya değiştirilmesine ilişkin bilgi. Hükümlünün tahliyesi, firarı veya izin verilmesi hakkında, İnfaz Kurumu’nun yetkili organları tarafından sağlanan bilgiler ile failin tahliyesi veya firarı hâlinde mağdurun korunmasına yönelik olası tedbirler hakkında bilgi. Yukarıdaki bilgiler, savcılık makamının onayı üzerine, mağdurun zarar görmesi yönünde olası veya tespit edilmiş bir risk bulunması hâlinde sağlanır; ancak bu bilgilerin bildirilmesi nedeniyle failin zarar görmesine ilişkin tespit edilmiş bir risk varsa sağlanma.
4635/2019 sayılı Kanun’un 164. maddesi, A Bölümü, 2. fıkrası ile 30/10/2019 tarihinden itibaren değiştirilmiştir.
Paragrafın gelişimini izleyin
2. Birinci paragrafta belirtilen bilgiler, mağdurun bildirdiği kişisel elektronik posta adresine gönderilebilir veya mağdura bizzat ya da ceza davasına katılma beyanında bulunulmuşsa atanmış vekil avukatına teslim edilebilir.
3. Mağdur, bu maddede öngörülen haklarının tamamının veya bir kısmının kullanılmasına ilişkin talebini her zaman geri alabilir; ancak ceza davasına katılan taraf sıfatından doğan bilgilendirme hakları bundan istisnadır.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 61
1. Mağdur, ihtiyaçlarına bağlı olarak, ceza yargılaması öncesinde, sırasında ve sona ermesinden sonra makul bir süre boyunca, ücretsiz ve gizli genel veya özel destek ve bakım hizmetlerine erişim hakkına sahiptir. Bu hak, ihtiyaçlarına ve mağdura karşı işlenen suç eyleminin bir sonucu olarak uğradıkları zararın ciddiyetine bağlı olarak mağdurun aile üyelerine de genişletilebilir.
2. Mağdurun şikâyetini alan Polis veya diğer yetkili makam, mağdurun talebi üzerine, ihtiyaçlarına ve suçtan kaynaklanan zararın ağırlığına göre, mağduru destek ve bakım hizmetlerine ilişkin birimlere bilgilendirir ve yönlendirir.
3. Bu Kanun kapsamındaki mağdurlara yönelik destek ve bakım hizmetlerine erişim, suç ihbarının usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığına bağlı değildir.
4. Mağdurlara yönelik genel veya özel destek ve bakım hizmetleri, Polis ve diğer yetkili makamlar tarafından; ayrıca özellikle yerel yönetimlerin birinci ve ikinci derece sosyal hizmet birimleri, yetişkinler, çocuklar ve ergenlere yönelik ruh sağlığı yapıları, belediye ombudsmanları, Toplum Merkezleri, Kadın-Erkek Eşitliği Genel Sekreterliği danışma merkezleri, Ulusal Sosyal Dayanışma Merkezi destek yapıları, Adalet, Şeffaflık ve İnsan Hakları Bakanlığı’na bağlı Çocuk Denetimli Serbestlik ve Sosyal Yardım Hizmeti bünyesinde faaliyet gösteren Bağımsız Çocuk Mağdurları Koruma Büroları gibi reşit olmayan mağdurlara yönelik uzmanlaşmış hizmetler ile hizmetlerin niteliğine göre mesleki veya gönüllülük esasına dayalı olarak örgütlenen özel hukuk tüzel kişileri ve kişi birlikleri tarafından sağlanır.
5. Kişisel ve cinsel özgürlüğe karşı suçlar, cinsel yaşamın ekonomik amaçla istismarı, aile içi şiddet, insan ticareti, fuhuş amaçlı insan temini ve ırkçı saiklerle işlenen suçların kadın mağdurlarının çocukları da bu madde kapsamındaki destek ve bakım tedbirlerinden yararlanma hakkına sahiptir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
4478/2017 sayılı Kanun (yürürlükteki haliyle), Madde 66
Kovuşturma, savcılık ve yargı makamları, sürecin etkinliğinin tehlikeye düşmemesi kaydıyla, aşağıdakilerin sağlanmasını temin eder:
a) Mağdurların dinlenmesi, suç teşkil eden fiilin yetkili makama bildirilmesinden sonra haksız gecikmeye mahal verilmeksizin gerçekleştirilir ve mağdur tarafından verilen ifadelerin sayısı mümkün olan en sınırlı ve gerekli düzeyde tutulur,
b) Mağdurlar, seçtikleri bir vekil avukat veya re’sen görevlendirilen avukat ile temsil edilmedikleri takdirde, aksi yönde gerekçeli bir karar bulunmadıkça, yasal temsilcileri veya kendi seçtikleri başka bir gerçek kişi tarafından refakat edilebilirler,
c) Tıbbi muayeneler asgari düzeyle sınırlandırılır ve yalnızca ceza yargılamasının amaçları bakımından ve ileri sürülen hususların maddi gerçeğinin araştırılması için kesin surette gerekli olduğu hâllerde gerçekleştirilir,
d) Mağdurun çocuk olması hâlinde, onu dinleyen görevli, yönelttiği soruları da tutanağa kelimesi kelimesine geçirir.
Bunu güvence altına alan yasa, madde ve fıkra:
"Ortak Bakanlar Kurulu Kararı No. ΥΚΟΙΣΟ/32276/2024 (RESMI GAZETE 2922/B/23-5-2024)"
111847/23-11-2022 sayılı önceki ilgili Ortak Bakanlar Kararı “”4995/2022 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca “”COMBION PANIC”” (Panik Butonu) Programının pilot uygulamasına ilişkin belirli hususların düzenlenmesi”” (V’ 6007). 4995/2022 (A’ 216)”” uyarınca (diğerlerinin yanı sıra) aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“b. Yetişkin aile içi şiddet mağdurları, 3500/2006 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 3. fıkrasında tanımlandığı üzere, Yunanistan topraklarında ikamet eden kişiler.”
“d. Danışmanlık verilen kişiler: Eşitlik ve İnsan Hakları Genel Sekreterliği Yapılar Ağındaki bir Danışmanlık Merkezine destek için yönlendirilen aile içi şiddet mağduru kadınlar.””
“3. Uygulamaya, işbu maddenin 7. maddesi uyarınca kayıt sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından, kayıtlı kişi, cep telefonunun ekranındaki ilgili göstergenin seçilmesi suretiyle, yaşamı veya bedensel bütünlüğü için doğrudan tehlike veya tehdit oluşturan bir aile içi şiddet olayı durumunda, Atina Acil Müdahale Müdürlüğü’ne («100») bildirimde bulunma imkânına sahiptir. Attika Acil Durum Hizmetleri Müdürlüğü, Yunan topraklarındaki ilgili Polis Müdürlüğünün ilgili Hizmet Birimini derhal bilgilendirir. Yerel Emniyet Müdürlüklerinde Acil Servis bulunmaması halinde bilgiler ilgili Emniyet Müdürlüğünün Polis Merkezine gönderilir.””
f. Madde 4 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
-“”Panik Butonu uygulaması yararlanıcılara şu şekilde sağlanmaktadır:
a. Polis Alt Müdürlükleri ve bu birimlerin faaliyet gösterdiği Polis Bölümlerinde faaliyet gösteren Aile İçi Şiddetle Mücadele Ofisleri ile bu birimler faaliyet göstermiyorsa, Yunanistan genelindeki tüm Polis Bölümlerinden.
b. Yunanistan genelindeki Güvenlik Alt Müdürlükleri ve Güvenlik Birimleri aracılığıyla.
c. Sosyal Dayanışma ve Aile Bakanlığı Eşitlik ve İnsan Hakları Genel Müdürlüğü Yapılar Ağı Danışma Merkezleri aracılığıyla.
“1. Aile içi şiddet şikayetleriyle ilgilenen yetkili polis makamları, yararlanıcıları “”Panik Butonu”” uygulamasını cep telefonlarına yükleme imkanı ve uygulamanın kurulum ve kullanım prosedürü ve koşulları hakkında bilgilendirir.
2. Yararlanıcıların uygulamaya kaydolmak istemeleri durumunda, yetkili çalışan tarafından kendilerine benzersiz bir genel url ve giriş yapmaları ve uygulama kurulum prosedürünün yürütülmesi için sayısal kod atanır.
-Eşitlik ve İnsan Hakları Genel Müdürlüğü Yapılar Ağı Danışma Merkezleri tarafından «PANİK BUTONU (Panic Button)» uygulamasının verilme şartları ve prosedürü
1. Aile içi şiddet mağduru kadınlar, Sosyal, Psikolojik ve Hukuki destek hizmeti sağlamak üzere Eşitlik ve İnsan Hakları Genel Müdürlüğü Yapılar Ağı Danışma Merkezine başvurduğunda, ciddi bir şiddet riski faktörünün bulunduğu değerlendirilirse, ilgili durum için yetkili danışman tarafından kendilerine «PANİK BUTONU (Panic Button)» uygulamasının sağlanma imkânı ile bu uygulamanın kurulumu ve kullanım şartları hakkında bilgi verilir.
2. 1. paragraftaki danışan kişi uygulamaya kaydolmak istediğini beyan ederse, kaydını ve uygulamanın kendisinin belirttiği cep telefonuna kurulmasını talep ettiği bir başvuru formunu doldurur ve imzalar. Danışma Merkezinin yetkilendirilmiş görevlisi, danışan kişiye uygulamaya giriş yapması ve cep telefonunda kurulum işlemini gerçekleştirmesi için benzersiz kamu bağlantısını (public url) ve sayısal kodu verir.
3. Doldurulmuş ve imzalanmış başvuru, yetkili danışman tarafından, danışan kişinin bireysel dosyasından ayrı bir dosyada muhafaza edilir.
“1. Hak sahiplerinin «ΚΟΜΒΙΟΝ ΠΑΝΙΚΟΥ» (Panic Button) uygulamasına kaydı, bu amaçla oluşturulmuş olan benzersiz kamu bağlantısı (public url) aracılığıyla yapılır; söz konusu bağlantı, sayısal kod ile birlikte, 4. madde kapsamındaki Hizmetlerin yetkilendirilmiş görevlisi tarafından hak sahiplerine verilir.
2. Uygulamaya kaydın tamamlanması için, hak sahipleri aşağıdaki alanları doldururlar:
a. Sayısal Kod.
b. Sosyal Güvenlik Sicil Numarası (AMKA).
c. İsim – Soyisim
d. Cep Telefonu Numarası.
e. İkamet adresi ve kat.
f. Konutun kapı zilinde yazılı isim.
g. İstismar vakalarının geçmişi.
h. Failin silah bulundurduğuna dair kanıt.
ı. Çocukların varlığını gösteren işaret.
i. Failin madde bağımlılığı geçmişine dair kanıtlar.
ia. Failde psikolojik rahatsızlık geçmişine dair kanıtlar. ib. Mağdurun hamilelik belirtisi.
Hak sahipleri, uygulamanın amacının yerine getirilmesi çerçevesinde talep edilebilecek her türlü diğer gerekli bilgiyi de kaydederler.
Kayıt işlemi ve gerekli kişisel verilerin girilmesi süreci, uygulamanın kullanım şartlarına açık rıza veren hak sahiplerinin sorumluluğunda gerçekleştirilir.
3. Uygulamaya kayıt, hak sahiplerinin kaydettikleri Sosyal Güvenlik Sicil Numarası (AMKA) aracılığıyla kimliklerinin doğrulanmasından sonra başarıyla tamamlanır.
4. Kayıt sürecinin başarıyla tamamlanması, hak sahiplerinin kişisel verilerinin, uygulamanın kurulu olduğu cep telefonunda ve işbu düzenlemenin 8 inci maddesinde öngörülen veri tabanında saklanmasını içerir.
5. Kayıtlı kişi, cep telefonu ekranındaki ilgili seçeneği her seçtiğinde, uygulama etkinleştirilir ve Atina Acil Müdahale Müdürlüğü Operasyon Merkezine («100»), kayıtlı kişinin cep telefonunda ve işbu düzenlemenin 8 inci maddesinde öngörülen veri tabanında uygulama verileri olarak kayıtlı bulunan gerekli kişiselleştirilmiş bilgileri ile, uygulamanın etkinleştirildiği andaki konumunu gösteren bir coğrafi konum bağlantısını da içeren, otomatik bir yazılı mesaj (sms) gönderilir.
